08 05 2011

A Harfi Kelimeler Alfabetik - ABCÇ

A Harfi Kelimeler Alfabetik ABCÇ Daha kolay bulabilmeniz için aradığıniz kelimeler üzerine.. http://bilgivadisi.com/f512/     Abajur Işığın gözlere doğrudan vurmamasını önlemek için, lambanın üzerine konulan siper.   Abanmak   Bir yere ya da bir kimseye yaslanmak.   Abaza Kuzey Kafkasya' da yaşayan bir halk ve bu halkın soyundan gelen kimse.   Abece Bir dilin ses imlerinin belli bir düzene göre dizilmesinden oluşan dizge, bir dilin ses imlerinin tümü.   Abluka Bir devletin, bir kentin ya da bir yerin, dışarıyla olan her türlü bağlantısını zor kullanarak kesme.   Abone Önceden parasını ödeyerek, bir şeye belli bir süre için alıcı olma işi.   Aborda Bir geminin başka bir gemiye ya da bir rıhtıma, yanını vererek yanaşması.   Abullabut Kaba saba, vurdumduymaz, anlayışsız ( kimse ).   Acaba Bilmek isteme, kuşku, kararsızlık gibi duyguları anlatır.   Acem Hem birinden yana, hem de ona karşı olabilmek... aralarında sorun bulunan iki yanı da idare etmek. Acemaşiran Alaturka müzikte bir makam.   Acemlalesi Yıllık ve çok yıllık türleri olan, turuncu ve sarı çiçekler açan, tohumla üretilen, tarlada da yetiştirilebilen bir süs bitkisi.   Acente 1. Bir kuruluşun yaptığı işi o kuruluş dışında ve onun adına kazanç karşılığı yürüten daha küçük kuruluş. 2. Böyle bir kuruluşun başında bulunan kimse. 3. Gemi işleten ortaklık.   Acıağaç Sedefotugillerden, sıcak ülkelerde, özellikle Brezilya' da yetişen, odunu ve kabuğu kaynatılarak elde edilen suyu, iştah açıcı ve böcek öldürüc&... Devamı

08 05 2011

B Harfi Kelimeler Alfabetik

B Harfi Kelimelerin anlamını ayrıca daha kolay bulmanızı sağlayan sözlük Alfabetik olarak..      B 1 Kim. Bor elementinin kimyasal simgesi   Ba Kim. Baryum elementinin kimyasal simgesi   Babacan ( Yaşlı erkekler için ) iyi yürekli cana yakın, hoşgörülü, olgun, güvenilir.   Babacılık Devletin, toplumsal sınıflara babalık ederek bunlar arasında bir denge sağlamaya çalışması. Eş : Paternalizm   Babaçko 1. Genelikle yaşlı Hıristiyan kadın, kocakarı. 2. ( Kadın için ) erkek gibi, güçlü ve gösterişli.   Babafingo Yelkenli gemilerde direklerin en üstte bulunan, üçüncü parçası.   Babıali Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul ' da başbakanlık, içişleri ve dışişleri bakanlıkları ile danıştayın bulunduğu, bugün bir bölümü İstanbul Valiliği olarak kullanılan yapı.   Babili İrak' ta Fırat' ın doğu kıyısında MÖ VI. yüzyılda altın çağını yaşadığı bilinen Babil adlı kentin, kent devletinin halkından olan kimse.   Babayiğit Yapı olarak çok güçlü kimse.   Babayani Yaşlı ve görmüş geçirmiş bir adama yakışır biçimde olan, özentisi ve gösterişi olmayan.   Babatatlısı Şambaba da denilen bir tür hamur tatlısı.   Babalanmak Öfkelenmek, sinirlenmek, babaları tutmak.   Babaköş Avrupa 'da ve Asya' nın batı bölgelerinde yaşayan, gövdesi silindir biçiminde, körelmiş ayakları gözükmediği için yılan sanılan, solucanla ve böceklerle beslenen, parlak esmer derili, yakalandığı zaman kurtulmak için kuyruğunu bırakan ... Devamı

08 05 2011

C Harfi Kelimeler Alfabetik

http://bilgivadisi.com/f512/   C, c Türk abecesinin üçüncü harfi. Adı ' ce ' olan bu harf, sesbilim yönünden dişeti damak ünsüzlerinin ötümlüsüdür. Roman sayı dizgesinde yüz ( 100 ) sayısının simgesidir. Müzikte, nota imlerini harflerle gösterme yönteminde ''do '' anlamına gelir.   C 1 Kim: Karbon elementinin simgesi Fiz: Elektrik sığasının simgesi. Sıcaklığın yüzdelik derecesinin simgesi.   Ca Kim: Kalsiyum elementinin kimyasal simgesi   Caba Para ödemeden, karşılıksız alınan şey, karşılıksız, parasız.   Cacık Ayran ya da sulandırılmış yoğurt içine salatalık ya da marul doğranarak yapılan, isteğe göre sarmısak, nane, dereotu ve biraz da yeztinyağı eklenebilen, iştah açıcı bir yiyecek.   Cadoloz Çenesi düşük, huysuz ve şirret, yaşlı ve çalçene ( Kadın )   Cadde Kent içinde, küçük yolların kendisine açıldığı geniş, büyük yol   Cadı Geceleri dolaşarak rastladığı insanlara kötülük yaptığına inanılan hortlak.   Cadısüpürgesi Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek, çiçekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine, bu yüzden de meyve vermesine engel olan asklı mantar.   Cafcaf Gösteriş, şatafat   Cahil Eğitim ve öğrenim görmemiş ( kimse )   Caiz Yapılmasında, işlenmesinde dince, törece, yasaca bir sakınca bulunmayan.   Caka Kendini başkalarına beğendirme çabası, çalım, gösteriş, fiyaka.   Cam Silisli kumun soda ya da potas katılarak yüksek ... Devamı

08 05 2011

Ç Harfi Kelimeler Alfabetik

Çaba Bir ili yapmak, başarmak için sürekli olarak harcanan güç ya da güç harcama işi   Çabalamak Güç bir durumdan kurtulmak ya da bir ili yapmak, başarmak için uğraşmak güç harcamak.   Çabucak Hiç zaman yitirmeden, hızla, çok çabuk, çabucacık   Çabuk Her zamankinden daha kısa bir süre içinde.   Çaça Eski, usta gemici. 2. Bir ilde deneyimli olan kimse.   Çaçabalığı Hamsigillerden, ılıman ve az soğuk bütün denizlerde bulunan, yanları yassı füze biçiminde, 78 santimetre boyunda, karnı ve yanları gümüş rengin de, sırtı mavimtırak yeşil, eti pek lezzetli olmayan bir balık.   Çaçaça Meksika’ dan dünyaya yayılmış, rumba ile mambonun yeni bir uyarlaması sayılabilecek hareketli bir dans   Çaçaron ( Kadın için ) çok konuşan, çenesi düşük, geveze   Çadır Kaba kıl dokuma, keçe, deri, sık dokunmuş kalın bez vb. den yapılan, direklerle tutturulan, türlü biçimlerde olabilen, sökülüp taşınabilen barına.   Çadırçiçeği Nilüfergillerden, Çin, Hindistan ve Amerika’ daki ırmaklarda yetişen, bir metre çapında yer kaplayan, çok iri yapraklı ve yapraklarının alt yüzü dikenciklerle, pembe beyaz çiçekler açan bir su bitkisi.    Çadıruşağı Maydanozgillerden, anayurdu İran olan, özsuyundan hekimlikte yararlanılan bir bitki   Çağ Zaman parçası, vakit.   Çağa Küçük çocuk, bebek   Çağanak Zilli tef ... Devamı

08 05 2011

D Harfi Kelimeler Alfabetik

    Bilgivadisi üzerine..diğer kelimeleri ve anlamlarını görüntüleyebilirsiniz... http://bilgivadisi.com/f512/   Dadacılık 1916 ' da Fransa ' da ozan Tristan Tzara ve arkadaşlarınca kurulan, adını çocuklarının ''dada'' biçiminde çıkardıkları anlamsız iki heceden alan, Birinci Dünya Savaşı dolayısıyla Fransız toplumunun içine düşdüğü umutsuzluk, güvensizlik ortamını sarsmak, toplumu şaşırtmak, uyuşukluğundan çekip çıkarmak ereğiyle rastlantıyı, sezgiyi ve amansız bir alaycılığı ön plana alarak alışılmış dil ve estetik kurallarını hiçe sayan, sözcüklerin sözlük anlamlarına değer vermeyen, anlatımda başıboşluğu ve alabildiğine çağrışımlara yaslanan, bile bile kapalılığa sapan ve 1921 e değin sürüp yerine gerçeküstücülüğe bırakan bir yazın akımı. Eş: Dadaizm   Dadaş Büyük erkek kardeş, ağabey.   Dadı Varsıl evlerinde çocuk bakımıyla görevli kadın.   Dağ Yerkabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine egemen durumda olan ve oldukça geniş bir alana yayılan, tırmanması çok zor, ağaçlarla kaplı ya da çıplak, kayalık, çok yüksek bölümlerine verilen ad.     Dağalası Dağlardaki çaylarda, derelerde yaşayan, eti kırmızı, küçük bir balık.   Dağar Topraktan yapılmış, içine su, pekmez, turşu vb. konulan, dibi dar, ağzı geniş küp ya da hamur yoğurmaya yarayan, topraktan yapılmış iki kulplu büyük çanak.   Dağarcık Meşin ya da dokuma, çoban ya da avcı torbası.   Dağdağa Gürültü patırtı.  ... Devamı

08 05 2011

E Harfi Kelimeler Alfabetik

E, e Türk abecesinin altıncı harfi. Sesbilim bakımından ince ünlülerden, ince, düz ve geniş ünlü.   Ebabil Çobanaldatan, dağkırlangıcı, keçisağan.   Ebat Boyut, boyutlar   Ebced Arap abecesinde, her harfi bir rakamı karşılayan anlamsız sekiz sözlüğün oluşturduğu bir hesaplama dizgesi, bu dizgede, baştaki elif harfinden başlanarak Arap abecesindeki her harfe, birden ona kadar birer birer, ondan yüze kadar onar onar, yüzden bine kadar da yüzer yüzer artırmak yoluyla bir değer verilmiştir, eskiden cebirde nicelikleri göstermekte kullanılırdı.   Ebe Bir kadına doğum işini yaptıran ya da işi, görevi doğum yaptırmak olan kadın.   Ebedi ( Zaman olarak ) sonu olmayan, sonsuz.   Ebedileşmek Sonsuz duruma gelmek, sonsuzlaşmak, ölümsüzleşmek.   Ebediyen Sonsuza değin, sonsuz olarak, sonsuzluğa kadar.   Ebediyet Sonu gelmeyen, sonu olmayan zaman, sonsuzluk.   Ebegümeci Ebegümecigillerden, tarlalarda kendiliğinden yetişen, boyu 50 – 60 santimetre olabilen, almaşık yapraklı, çiçekleri öksürüğe, pekliğe, mide ağrısına vb. karşı ilaç olarak kullanılan bir ot.   Ebelemek (Çocuk oyununda ) tutarak, yakalayarak ebe olmasına yol açmak.   Ebet Sonu olmayan gelecek zaman, sonsuz zaman, sonsuzluk.   Ebeveyn Ana baba   Ebleh Alık, akılsız.   Ebonit Kauçukla kükürdün işlenmesinden elde edilen bir plastik madde.   Ebru Kaş Kağıt süslemeciliğinde, kitre ve kola gibi yapıştırıcılarla yoğunlaştırılmış su üzerine neftyağıyla sıvlaştırılmış yağlıboya damlatılarak yapılan ve üzerine konulan kağıda ge&cced... Devamı

08 05 2011

F Harfi Kelimeler Alfabetik

F, f Türk abecesinin yedinci harfi. Adı ''fe'' olan bu harf, sesbilim yönünden dişeti dudak ünsüzlerinin örtümsüzüdür. Müz: Nota imlerini harflerle gösterme yönteminde ''fa'' sesini belirtir. Kim: Flüor elementinin kimyasal simgesi   Faal Çalışkan, çalışan, işleyen. Faaliyet Çalışma, çalışkanlık, canlılık.   Faanahtarı Müz: Portedeki notaların '' fa '' yüksekliğinde olacağını belirten im.   Fabl Kişileri çoğunlukla hayvanlardan seçilen, sonunda bir yaşam dersi ortaya koyan, genellikle koşuk biçiminde yazılmış öykü.   Fabrika İşlenmemiş ya da yarı işlenmiş maddeleri insan, makine ve benzeri araçlar kullanarak işleyen ve kullanıma, tüketime hazır bir duruma getiren sanayi kuruluşu.   Fabrikasyon Fabrikada yapılarak tüketime sunulan ( madde ) .   Fabrikatör Fabrika sahibi ya da fabrika işleten kimse, fabrikacı.   Facia Çok üzüntü veren acıklı olay. Eş : Tragedya, trajedi.   Faça Yüz, çehre  Yüzdeki bıçak yarası Gazinoda sahneye en yakın olan masalar   Façeta  Elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri. Eş: Faseta   Façuna Halatın örselenmesini önlemek için, örselenecek yerlerinde tel ya da sicimle yapılan sargı.   Fagosit Yutargöze   Fagot Müz: Tahtadan yapılan ve parçalardan oluşan uç uca ekli olduğu için uzun bir boruya benzeyen  bir üflemeli çalgı.   Fağfur Çin ‘ de yapılmış, Çin işi de denilen vazo, sürahi, kad... Devamı

08 05 2011

G Harfi Kelimeler Alfabetik

G Türk abecesinin sekizinci harfi. ‘’ge’’ adını taşıyan bu harf sesbilim yönünden, ince ünlülerle bir araya geldiğinde öndamak, kalın ünlülerle bir araya geldiğinde artdamak ünsüzlerinin ötümlüsüdür.   Ga Kim: galyum elementinin kimyasal simgesi   Gabardin Yünlü ya da pamuklu, sık dokunmuş ince, su geçirmez özellikte bir tür kumaş   Gabari Kimi eşyaya verilmesi gereken boyutları, yan görünüşü çizmeye, hazırlamaya da bunları denetlemeye yarayan örnek. 2. genellikle karayolu taşıtlarının yüklü olarak bir köprü ve benzeri bir yerin altından rahatça geçebilmeleri için gereken, yükün en yükseklik durumunu belirten ölçü.   Gabavet Kalın kafalılık, anlayış kıtlığı, anlayışsızlık Gabi Anlayışı kıt olan, kalın kafalı, anlayışsız   Gabin Edim ile karşı edim arasındaki açık, büyük oransızlık.   Gabro Amfibol, olivin ve piroksen gibi renkli minerallerden oluşan bir tür kayaç.   Gabya Yelkenli gemilerde ana direklerin üzerine sürülen çubuklar ya da bu direklerin üstlerinde bulunan ikinci yelkenler.   Gacı (Çingeneceden) kadın, metres   Gacırdamak Rahatsız edici biçimde, düzensiz ve kulak tırmalayıcı ses çıkarmak.   Gacır gucur Düzensiz ve kulak tırmalayıcı ses çıkararak, gacırdayarak.   Gaddar Başkalarına haksızlık etmekten çekinmeyen, acıması olmayan, insafsız davranan, taş yürekli, acımasız ( kimse )   Gadir Haksızlık   Gadolinyum Finlandiyalı fizik ve kimya bilgini Johan Gadolin’ in adından Kim: ... Devamı

08 05 2011

H Harfi Kelimeler Alfabetik

Habanera Küba' ya Afrika' dan geldiği öne sürülen, çok kıvrak bir Küba halk dansı.   Haberdar ( Konuyla ilgili ) bilgisi bulunan, bilgili, haberli.   Habeş Etiyopyalı .   Hacamat Vücudun herhangi bir yerini hafifçe çizerek ve üzerine boynuz, bardak ya da şişe oturtarak kan alma.   Hacet Herhangi bir şey için gerekli olma.   Hacıbektaştaşı Balgamtaşı .   Hacim Bir nesnenin, cismin bütün boyutlarıyla birlikte uzayda ya da bir kap içinde doldurduğu, kapladığı yer.   Hacir Kısıtlamak .   Hacivat Karagöz oyununda, kendini halktan üstün gören, bilgiçlik taslayan, ağdalı bir kitap dili kullanan, yüze gülen, içten pazarlıklı, her kalıba girebilen tipin adı, karagöz oyununun Karagöz' den sonra ikinci önemli kişisi.   Haczetmek ( İcra dairesi ) bir alacağın ödenmesi için, borçlunun yaşam ve mesleğini sürdürmek için gerekli olan şeyler dışında kalan para, aylık ya malına el koymak.   Haç Hıristiyanlığın simgesi olan ve birbirini dik olarak kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim. Eş : İstavroz   Haçan Ne zaman, ne vakit, ne zaman ki   Had Sınır, uç Derece, sınır İnsan için yetki değer, ölçü.   Hadde Sıcak madeni tel durumuna getirmekte kullanılan ve türlü çapta delikleri bulunan çelik araç.   Haddehane Hadde fabrikasında içinde ham demir madeninin eritildiği fırın.   Hademe Bir işyerinde temizlik ve ayak işlerine bakan kimse, odacı.   Hadım Erkeklik bezleri burulmuş, iğdiş edilm... Devamı

08 05 2011

I Harfi Kelimeler Alfabetik

I Türk abecesinin on birinci harfi ‘’ı’’ adı verilen bu harf, sesbilim yönünden kalın ünlülerden, kalın, düz, dar ünlü. 3. Büyü biçimde [ I ]  Romen rakamlarında 1 sayısını gösterir.   Icığı cıcığı İçi dışı, hepsi, ne var ne yoksa   Iğıldamak ( akarsu için ) ağır ağır akmak.   Iğıl Iğıl ( su ve benzeri sıvıların akışı için ) ağır ağır yavaş, yavaş ve sürekli olarak   Iğıltı İnceden, duyulur duyulmaz bir sesle uğuldama, uğultu   Iğrıp Genellikle uskumru, istavrit gibi balıkları avlamakta kullanılan, kayıkla denize atılan, çok büyük bir balık ağı. 2. Yalan, düzen.   Ih Deveyi çöktürmek için çıkarılan ses   Ihlamak Hastalık nedeniyle ya da yorgunluktan ıh ıh diye sesler çıkarmak.   Ihlamur Ihlamurgillerden, her yerde ver her çeşit toprakta yetişen, sağlam yapılı, kerestesi beğenilen bir gölge ve süs ağacı. 2. Bu ağacın, sarımtırak beyaz renkli, kurutulup çay gibi kaynatılarak içilen, güzel kokulu çiçeği.   Ihlamurgiller İkiçeneklilerden, örneği ıhlamur ağacı olan, ayrı taçyapraklı çiçekli bitkiler familyası   Ihmak ( deve için ) çökerek oturmak   Ikınmak Ağır bir yük kaldırma, iş yapma gibi durumlarda ya da herhangi bir nedenle soluğunu içinde tutarak kendini zorla ak. 2. Peklik durumunda ya da doğum yapma sırasında, soluğunu içinde tutarak karın kaslarıyla bağırsaklarını üst üste sıkıştırmak ya da bebeğin gelmesini sağlamaya çalışmak. 3. Bir işi yaparken büyük güç harcamak.   Iklım tıklım Alabildiğinden de ... Devamı

08 05 2011

İ Harfi Kelimeler Alfabetik

İ Türk abecesinin on ikinci harfi. ‘’i’’ adı verilen bu harf, sesbilim yönünden ince ünlülerden ince, düz, dar ünlü. Kim: İyot elementinin kimyasal simgesi. 4. Divan Yazını’ nda, her ikiliğin son sözcüğünü sonraki ikiliğin ilk sözcüğü olarak kullanma biçimindeki söz sanatı   İade Daha önce alınmış bir şeyi geri verme   İadeli Yerine ulaştırılması posta yönetimince üstlenilmiş olan ve kendisine gönderilen kimsende, gönderinin eline ulaştığını belirten imzası alınarak gönderene iletilen anlamındaki iadeli taahhütlü sözünde geçer, tek başına kullanıldığında da bu sözün kısa biçimi olur.   İane Yardım, birine yardım etmek için toplanan para.   İaşe Bakıp beleme, yedirip içirme.   İbadet Tanrı’ ya yönelen saygı davranışı, din buyruklarını yerine getirme. 2. ayin, kült.   İbadethane Tapınak   İbadullah Tanrı’ nın kulları 2.Mec: sayısız denecek denli çok, pek çok, pek bol.   İbare Bir ya da birkaç tümceden oluşan ve bir düşünce anlatan söz   İbaret Oluşan.   İbate Barındırma   İbda Yaratma.   İbibik Çavuşkuşu, hüthüt.   İbik Horoz, hindi, çavuşkuşu ve benzeri hayvanların tepesindeki kırmızı renkli, etli ve tırtıllı deri uzantısı 2. İbik, çaydanlık gibi şeylerin içinden su geçen dar uzantısı 3. köşe kenar, uç.   İbis Leyleksilerden, Afrika’ nın ve Batı Asya’ nın sulak yerlerinde yaşayan, olukça büyük boyda, uzun ve eğri gagalı bir kuş Eş: Mısı... Devamı

08 05 2011

J Harfi Kelimeler Alfabetik

J, j Türk abecesinin on üçüncü harfi. ''je'' adı verilen bu harf sesbilim yönünden dişeti damak ünsüzlerinin ötümlüsüdür.   Jaguar Güney Amerika ' da yaşayan, Orta Amerika ' da da bulunan, postu iri benekli, çok güçlü, çok yırtıcı bir pars türü.   Jaketatay Fr. erkeklerin resmi ziyaret ve davetlerde giydikleri, siyah kumaştan yapılmış, etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlak kesilmiş, arkası uzunca yırtmaçlı ceket.   Jale Çiy .   Jaluzi Şerit biçiminde imce metal ya da plastik levhalardan yapılmış, tül perde işlevi gören, dışarıdan görülmeksizin dışarıyı görmeyi sağlayan bir pencere kapama düzeni.   Jambom Saklamak için tuzlama ya da dumanlama yoluyla hazırlanmış domuz budu ya da kolu.   Jandarma Yurt içinde özellikle kırsal yerleşim yerlerinde bir tür polis olarak genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, hükümet buyruklarının ve yasal düzenlemelerin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askeri kolluk gücü.   Janjan Yanardöner .   Jant Taşıtlarda, lastiklerin takıldığı, tekerleğin çember biçimindeki çelik bölümü.   Japon Japonya ' da yaşayan halk.   Japone ( Uzun kollu kadın giyisisi için ) omuz kesimi bulunmayan, bol ve geniş ( kol ) .   Japongülü Kamelya .   Japonsarmaşığı Asmagillerden, anayurdu Çin ve Japonya olan, sülüklerinin ucuyla duvara tutunabilen sarılıcı bir süs bitkisi.   Jarse İpekli ya da yünlü, esnek dokunmuş kumaş. ... Devamı

08 05 2011

K Harfi Kelimeler Alfabetik

K, k Türk abecesinin on dördüncü harfi ''ke'' adı verilen bu harf, sesbilim yönünden ince ünlülerle, öndamak, kalın ünlülerle artdamak ünsüzlerinin ötümsüzüdür.   Kaba Hiç özenilmeden, güzellik kaygısı güdülmeden yapılmış, özenden ve estetikten yoksun.   Kababurun Sazangillerden, iç Anadolu ' nun ırmak ve göllerinde yaşayan, ağız ve burun bölümü dışında tatlı su kefalı nı andıran, sırtı siyaha kaçan kurşuni, boyu 30 - 30 santimetre, eti kılçıklı bir balık.   Kabadayı Kendine özgü namus kuralları olan ve bunun dışına çıkmayan, iyi dövüşen, korkusuz kimse.   Kabahat Uygunsuz, yakışıksız iş, kusur, suç.   Kabak Kabakgillerden, kökü saçağı andırır biçimde dallı, gövdesi sürüngen, ince ve çok uzun, gövdesinin üzerinde sert ve kısa tüyler, tutunmaya yarayan sülükler bulunan, yaprakları çok büyük, kaba ve tüylü, çiçekleri sarı, birçok türü bulunan, genellikle sebze olarak kullanılan ürünü için yetiştirilen otsu bir bitki.   Kabakulak Tükürük bezlerinin, özellikle de kulak altı bezlerinin yangılanması, şişmesi biçiminde kendini gösteren, ateşli ve bulaşıcı bir hastalık.   Kabakulakotu İkiçeneklilerden, 70 - 80 cm. boyunda, ince saplı, koyu kahverengi çiçekler açan, pis kokulu, tırmanıcı bir bitki.   Kabalaşmak Kaba bir duruma gelmek. Kaba davranmak, kabalık etmek.   Kaban Palto yerine giyilen, ancak kalçaya değin örten üst g... Devamı

08 05 2011

L Harfi Kelimeler Alfabetik

L Türk abecesinin on beşinci harfi 2. ‘’le’’ adı verilen bu harf, sesbilim yönünden dişeti ünsüzlerinin ötümlüsüdür, ince ünlülerle öndamak, kalın ünlülerle artdamak ünsüzüdür 3. Romen rakamı dizininde 50 sayısını gösterir   La İt. Müz: Gam Sol ile si arasındaki ses. Bu sesi gösteren nota imi. 3. Kim: Lantan elementinin kimyasal simgesi   Labada Karabuğdaygillerden, dere kenarlarında, sulak yerlerde kendiliğinden yetişen, bahçelerde ıspanak gibi de yetiştirilebilen, boyu kimi zaman iki metreyi bulan, yaz aylarında yeşilimtırak renkli küçük çiçekler açan, kökünden ve yapraklarından tıpta yararlanılan, yaprakları sebze olarak yenilebilen bir bitki   Labirent Çıkış yeri çok zor bulunabilecek biçimde karışık geçenekleri olan yapı 2.Mec: İçinden çıkılması çok güç ya da olanaksız durum, çözümü zor sorun.   Laborant Araştırmalarda ve laboratuar deneylerinde yardımcı olarak çalıştırılan kimse. 2. Hastane ve benzeri yerlerin laboratuarında çalışan kimse   Laboratuvar Bilimsel ve teknik araştırmalar için araç ve gereçleri bulunan yer. 2. Hastane ve benzeri yerlerde, doktorun gerekli gördüğü kimi kan, salgı vb. incelemelerinin yapıldığı yer.   Labrador ( Kanada’ da bir yarımada olan Labrador’ un adından ) yerb. Feldispatlar grubundan ve plajiyoklar dizisinden olan, Labrador kıyılarında parlak bir türü bulunan alüminyum, kalsiyum ve sodyum silikatı.   Labros İri lapina   Laci Lacivert renkte erkek giysi takımı   Lacivert Koyu mavi renk ... Devamı

08 05 2011

M Harfi Kelimeler Alfabetik

M Türk abecesinin on altıncı harfi ‘’me’’ adı verilen bu harf, sesbilim yönünden çift dudak ünsüzlerinin ötümlüsüdür. 3. sayı imi olarak, Romen rakamlarında 1000 sayısını gösterir.   Maada Ar. Esk. – den başka   Maaile Bütün ev halkı birlikte, aile olarak , ailece.   Maalesef Üzülerek söylüyorum ki, yazık ki, anlamında kullanılır.   Maalmemnuniye İçten gelerek, isteyerek, severek.   Maarif Bilgi ve kültür. 2. Eğitim ve öğretimle ilgili bakanlık ya da müdürlük.   Maaş Aylık.   Maazallah Tanrı esirgemesin, Tanrı korusun, Tanrı saklasın   Mabat ( gazetede yayımlanmakta olan bir yazının, romanın bitmediğini süreceğini belirtmek üzerek kullanılırdı ) arka, devam, sonra, sürek   Mabet Tapınak   Mabeyin Osmanlı döneminde, padişah sarayı 2. tar. Omsalı döneminde padişah sarayında mabeyincilerin bulunduğu daire 3. eski konaklarda harem ile selamlık arasındaki daire. 4. İki kişi arasında ki soğukluk.   Mablak Bir ucu elle tutulacak biçimde saplı, öteki ucu yassı, boya, hamur, merhem gibi şeyleri ezmek, karıştırmak, karıştırarak yoğurmak için kullanılan bir araç. 2. aşure kazanını karıştırmakta kullanılan, uzun saplı ve yayvan uçlu tahta kepçe.   Mabut Tanrı   Macar Macaristan halkından ya da bu halkın soyundan olan kimse.   Macarca Macaristan’ da konuşulan, Fin – Ugor dil öbeğinden bir dil, Macar dili.        ... Devamı

08 05 2011

N Harfi Kelimeler Alfabetik

N Türk abecesinin on yedinci harfi ‘’ne’’ adı verilen bu harf, sesbilim yönünden, dişeti ünsüzlerinin ötümlüsüdür. Kim: Azot elementinin kimyasal simgesi   Na Kim: Sodyum elementinin kimyasal simgesi   Naaş Ölen kimsenin vücudu EŞ. Ceset.   Naat Bir şeyin niteliklerini övme. 2. Divan Yazını’ nda, Hazreti Muhammet’i konu alan, onu öven ve ondan şefaat dilemek ereğiyle yazılan kaside. 3. Türk dinsel müziğinde bir beste türü.   Nabız Yürek vuruşlarının sağladığı kan basıncı nedeniyle atardamarlara ve özellikle bilekteki atardamara parmakla basıldığında duyumsanan kımıldama, yüreğin gevşeyiğ kasılmasıyla olan kımıldanışı   Nabza göre şerbet vermek Her kişiye eğilimine göre davranmak.   Nacak Odun yapmakta, odun kırmakta kullanılan, sapı kısa, keskin yanı geniş, arkası tokmak biçiminde küçük balta, odun baltası.   Naçar Çaresi, çözümü olmayan, çaresiz olan Eş: umarsız   Naçiz Önemli olmayan, değersiz, önemsiz.   Naçizane Çok küçük, çok önemsiz bir şey olarak.   Nadan Bilgisiz, cahil.   Nadas Tarlayı, zararlı otlardan temizlemek, verimini artırmak amacıyla, sürüp dinlenmeye bırakmak.   Nadide Her zaman rastlanmayan, az bulunan, az görülen, çok değerli.   Nadim Yaptığı bir davranıştan pişman olan ( kimse )    Nadir Bulunan, sık rastlanmayan, seyrek.   Nadiren Seyrek olarak, ara sıra, binde bir, pek az, seyrek.   Nafaka Yemek içmek, geçinmek i&cce... Devamı

08 05 2011

O Harfi Kelimeler Alfabetik

O Türk abecesinin on sekizinci harfi 2. sesbilim yönünden kalın, yuvarlak ve geniş ünlü. Kim: Oksijen elementinin kimyasal simgesi   Onu Tekil üçüncü kişiyi gösterir.   Oba Bir göçebe topluluğunun konak yeri.   Obartmak Abartmak   Obelisk Dikilitaş   Obje Nesne   Objektif Nesnel Fiz: Fotoğraf makinesi, dürbün, mikroskop gibi optik aygıtlarında, cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine yansıtan mercek ya da mercekler dizgesi.   Objektivizm Nesnelcilik   Obruk İçbükey, konkav 2. Huni biçiminde çukur yer, kuyu.   Observatuar Gözlemevi   Obstrüksiyon Engelleme   Obua Müz: Tahtadan yapılmış, üst üste duracak biçimde iki dilli, hafif konik gövdeli, altı deliği ve on anahtarı bulunan, orkestralarda yer alan üflemeli çalgı.   Obur Çok yemek yediği halde doymak bilmeyen, gereğinden çok yiyen ( kimse ) .   Obüs Top ve havanların kimi özelliklerini taşıyan, hem dikey hem düşey mermi atabilen, kısa namlulu bir top.   Ocak İçinde ateş yakılan, ısınma, yemek pişirme, ısıtma gibi amaçlarla kullanılan yer.   Ocağı batmak Yuvası yıkılmak ya da soyu tükenmek   Ocumak Çekinmek, korkmak, ürkmek, yılmak.   Od Ateş Mec: Aşk ateşi Oda Evin ya da herhangi bir yapının giriş, salon, mutfak, banyo gibi yerleri dışındaki, oturmak, çalışmak, yatmak gibi işler için kullanılan, bir ya da birden çok kapısı olan bölmesi.   Odabaşı Hanlarda çalışan uşakların başı   Odacı Resmi kuruluş... Devamı

08 05 2011

Ö Harfi Kelimeler Alfabetik

Ö Türk abecesinin on dokuzuncu harfi. 2. sesbilim yönünden ince, yuvarlak ve geniş ünlü. 3. ünl. Beğenmeme, iğrenme, tiksinme, bıkma   Öbek Birbirine benzer ya da aynı türden şeylerin oluşturduğu bütün, takım, küme, yığın, grup 2. Dilb. Özne, yüklem ya da çeşitli tümleçlerle birlikte kullanılan sözcüklerin tümü.   Öbek öbek Toplu bir biçimde, takım takım, küme küme, yığın yığın.   Öbür Bilinenden, sözü edilenden ayrı ya da ‘’bu’’  adılıyla belirtilen bir şeyden sonra olan Eş: Öteki   Öbürü Öteki kimse ya da şey   Öcü ( çocuk dilinde ) küçük çocukları korkutmak için uydurulmuş, korku verici düşsel yaratık, umacı.   Öç Kendisine karşı yapılmış olan kötü bir davranışı ya da söylenmiş olan kötü bir sözü cezalandırmak için içten içe taşınan, aynı biçimde bir kötülükle karşılık verme isteği.   Öd Karaciğerin salgıladığı, sarı renkli ve acı sıvı Eş: safra   Öd kanalı Gövb: karaciğerle ödkesesi kanallarının birleşmesinden oluşan ve ödü bağırsağa veren kanal   Ödağacı Dulaptalotugillerden, Doğu ve Güney Asya’ nın sıcak bölgelerinde yetişen, yaz kış yaprak dökmeyen, armut biçiminde meyveleri olan, odunu ve kabuğu güzel kokulu olduğu için kıyılarak parçaları dinsel törenlerde tütsü olarak yakılan bir ağaç.   Ödem Kimi hastalıklarda ayaklarda, ellerde ve yüzde görülen yangısız şişlik   Ö... Devamı

08 05 2011

P Harfi Kelimeler Alfabetik

P Türk abecesinin yirmici harfi 2.’’pe’’ adı verilen bu harf sesbilim yönünden ötümsüz, patlayıcı çift dudak ünsüzüdür 3. Kim: Fosfor elementinin kimyasal simgesi   Pa  Kim: Protaktinyum elementin kimyasal simgesi   Pabuç Ayakkabı 2. Masa, sandalye gibi mobilyaların ayaklarına geçirilen metal ya da plastik eklenti   Pabuç kadar dili var Büyük bir kimseye terbiyesizce karşılık veren için söylenir   Pabucu dama atılmak Kendinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek   Pabuççu Ayakkabı yapan ya da saten kimse. 2. Ayakkabı çıkarılarak girilen cami ve benzeri yerlerde ayakkabıları bekleyen kimse.   Pabuçluk Evlerde vb.  sokak kapısından girilince ayakkabıların çıkarılıp bırakıldığı küçük yer.   Paça Pantolon, şalvar, don gibi giyeceklerde bacaklarının çıktığı aşağı bölüm   Paça kasmak Yağlı güreşte, güreşçinin bir elini hasmının paçasından, öteki elini de apış arasından geçiriğ kispetin belinden kavrayarak, karşısındakini yenmek için sırtüstü çevirmesi biçiminde uygulanan oyun.     Paçaları sıvamak İşe var gücüyle girişmeye hazırlanmak.   Paçası düşük Giyim kuşamı özensiz, kılıksız, pasaklı   Paçagünü Anadolu’ nun kimi yerlerinde düğünün ertesi günü ya da bir hafta sonra damat evinde verilen yemek.   Paçal Ekmek yapmak için çeşitli tahıl unlarının yasal olarak belirtilmiş karışım oranı 2. Çeşitli şeylerini karışımı. ... Devamı

07 05 2011

R Harfi Kelimeler Alfabetik

R Türk abecesinin yirmi birinci harfi. ‘’re’’ adı verilen bu harf, sesbilim yönünden dişeti ünsüzlerinin ötümlüsüdür. 3. Bu harf Türkçede ‘’rap rap’’  ve benzeri kimi yansımlar dışında ön seste yer almaz, iç seslerde bulunur. Türkçedeki ‘’r’’  ile başlayan sözcüklerin hepsi yabancı dillerden Türkçeye girmiştir.   Ra Kim: Radyum elementinin kimyasal simgesi   Rab Ar. Tanrı   Rabbani Tanrı’ dan gelen, Tanrı’yla ilgili olan, Tanrısal.   Rabbena Tanrı, Tanrı’m   Rabbena hakkı için Bir ant içme sözü   Rabbi Rab, Tanrı   Rabıt Bağ, bağlama   Rabıta Bağlayan şey, bağ 2. ilgi, ilişki   Rabıtalı Birbirini tutar durumda olan, düzenli, düzgün   Raca ( Hint dilinden ) Hindistan’ da kral, imparator, büyük toprak sahibi prens gibi kimselere verilen san.   Raci Geri dönen. 2. dayanan, dokunan, ilgilendiren   Racon Kural, yol, yöntem 2 gösteriş, çalım, fiyaka   Racon atmak Belirli bir konuda kural koymak, yöntem saptamak   Raconu olmak Sözü dinlenmek, saygınlığı bulunmak, saygı görmek.   Raconcu Kabadayı gibi davranan kimse ya da kabadayı, külhanbeyi   Radansa Halat ilmiklerine ve yelkenlere açılan deliklere geçirilen metal halka      ... Devamı

07 05 2011

S Harfi Kelimeler Alfabetik

S, s   Türk abecesinin yirmi ikinci harfi ''se'' adı verilen bu harf, sesbilim yönünden örtümsüz sızıcı dişeti ünsüzüdür. Kim: Kükürt elementinin kimyasal simgesi.   Saadet Mutluluk .   Saat Altmış dakikadan oluşan ve bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit olan zaman parçası.   Saat dairesi Gökb. Bir yıldızın ve göğün kutuplarından geçen büyük daire.   Saatçi Saat yapan, onaran ya da satan kimse.   Saatli bomba İstenilen saate patlaması bir saat düzeneğiyle ayarlanmış bomba.   Saatlik Herhangi bir saat süresince yapılan ya da olan ya da sürecek olan.   Saba Müz: Alaturka müzikte bir bileşik makam   Sabah Güneş' in doğduğu andan öğleye değin geçen zaman.   Sabah Yıldızı Güneş doğmadan önce doğu gözerimi üstünde görülen parlak yıldız. Eş: Venüs.   Saban Toprağı kazarak altüst etmeye, tarlayı ekilebilecek duruma getirmeye yarayan demir bir ucu bulunan ve çift süren hayvanlarca çekilen bir tarım aracı.     Sabanbalığı Dev köpekbalığıgillerden, sıcak ve ılıman denizlerde yaşayan, Türkiye ' nin denizlerinde de bulunan, kuyruğu sabana benzeyen, kuyruğuyla birlikte boyu 6 - 7 metreyi bulabilen bir köpekbalığı.   Sabankemiği Burun boşluklarını birbirinden ayıran bölmenin arkasında bulunan ince uzun kemik.   Sabık Eski, geçen, önceki.   Sabıka Geçmişte işlenmiş ve mahkemece kesin karara bağlanıp ceza verilmiş olan suç.   Sabır Olacak ya da gelecek bir şeyi ... Devamı

07 05 2011

Ş Harfi Kelimeler Alfabetik

Ş Türk abecesinin yirmi üçüncü harfi. 2. ‘’şe’’  adı verilen bu harf, sesbilim yönünden, fışıltılı ötümsüz dişeti damak ünsüzlerindendir.   Şa Sporcuların yaşa ya da yaşasın yerine üç kez art arda bağırdıkları ünlem.   Şaban Ay takviminin sekizinci ayı, üç ayların ikincisi 2. Akılsız, bön budala, görgüsüz, saf, şaşkın ( kimse )   Şabanlaşmak Şaşkın duruma gelmek, bönleşmek.   Şablon Üzerinde, çevre çizgilerine kalem ucu girebilecek biçimde oyuk harfler ve biçimler bulunan, bu oyuklardan kalemle bir kağıda ya da yüzeye istenilen harf ya da biçim çıkarılan, genellikle büyük boy yazı yazmakta yararlanılan metalden ya da plastikten, cetvele benzer araç.   Şad Neşeli, sevinçli, mutlu   Şad olmak Sevinmek   Şadırvan Çevresinde muslukları bulunan ve ortasındaki fıskıyeden su akan, genellikle cami avlularının ortasında yer alan, üzeri kubbeli ya da açık olabilen havuz   Şafak Güneşin doğuşundan az önce beliren aydınlık   Şafak sökmek Sabah karşı, gece karanlığı aydınlığa dönüşmeye, ortalık aydınlanmaya başlamak   Şafaklamak Eli göze siper yaparak ya da gözü kırparak bakmak 2. Ortalık ağarmak.  ... Devamı

07 05 2011

T Harfi Kelimeler Alfabetik

T Türk abecesinin yirmi dördüncü harfi. 2.’te’ adı verilen bu harf, sesbilim yönünden süreksiz, ötümsüz dişeti ünsüzüdür 3. Kim: Trityum elementinin kimyasal simgesi   T borusu Bir şebekenin ana borusuna yan boruları bağlamakta kullanılan ‘’t’’ harfi biçimindeki boru.   T cetveli Mimarlıkta vb.  koşut doğruları çizmekte kullanılan ve ‘’t’’  harfine benzeyen cetvel.   T masa Mobilyacılıkta bir ucunda enine bir parçası bulunan uzun masa.   T sargı Cerrahlıkta ‘’t’’ harfi biçiminde sarılan sargı   Ta Beri, değin, dek, kadar gibi ilgeçlerle birlikte kullanılarak, bir eylemin, bir devinimin, bir yerin, bir şeyin başladığı ya da sona erdiği noktayı, zaman ve uzaklık yönünden abartılı bir biçimde anlatır.   Ta kendisi Ta kısa söylenir başkası değil o, tastamam kendisi, o kimse.   Taaccüp Şaşkınlık, şaşma   Taaccüp etmek Şaşkınlığa uğramak, şaşmak   Taaddüt  Sayısı artma, çoğalma   Taaffün Pis kokma, kötü koku yayma, kokuşma.   Taahhüt Bir şey yapmayı üstüne alma, üstlenme      ... Devamı

07 05 2011

U Harfi Kelimeler Alfabetik

U Türk abecesinin yirmi beşinci harfi 2. sesbilim yönünden Türkçen kalın ünlülerinden, kalın, dar ve yuvarlak ünlü. 3. Kim: Uranyum elementinin kimyasal simgesi   U borusu U harfi biçiminde yapılmış boru   Uca Kuyruksokumu. 2. Kuyruksokumu kemiği   Ucube Şaşılacak denli çirkin olan, çok acayip şey. 2. Yapısı, kendi türünden olan canlılara benzemeyen canlı   Ucuz Pahalı olmayan, fiyat olarak elverişli, düşük olan 2. mec: çok az çabayla, az bir emekle elde edilen. 3. mec: hiçbir değeri olmayan   Ucuz atlatmak ( ya da kurtulmak ) zor, tehlikeli bir durumdan az zararla sıyrılmak.   Ucuzcu Malını, benzerlerine göre ucuz satan. 2. Her şeyin ucuzunu arayan, yeğleyen.   Ucuzlamak Fiyatı inmek, düşmek 2. Kolayca elde edilir olmak, değerini yitirmek.   Ucuzluk Ucuz olma durumu 2. Pahalı olmama durumu 3. Yasal bir işlemle her şeyin ucuz satıldığı dönem.   Uç Uzun bir nesnenin incelerek sona eren, son ve sivri noktası. 2. Uzun bir şeyin baş ya da son noktası.   Uçak Kanatlarının altına havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip havada ilerleyebilen, uçan motorlu taşıt   Uçaksavar Saldırgan düşman uçaklarına, hava hedeflerine karşı kullanılan silahlara verilen ortak ad.  ... Devamı

07 05 2011

Ü Harfi Kelimeler Alfabetik

Ücra ( Türkçe 'uç' sözlüğünden ) çok uzakta, çok uçta bulunan.   Üçboyutlu Eninden ve boyundan başka perdede görüntüsü, derinlik duygusu da uyandıran film.   Üçdüzlemli İki düzlem kesiştikten sonra, üçüncü bir düzlemi eğik olarak kesince, ortaya çıkan ( açı )   Üçgül Yabanyoncası .   Üçteker Çocukların düşmeden binmesi için yapılmış, ikisi arkada biri önde olmak üzere üç tekerleği olan araç.   Üçüncül Oranganik bir bileşiğin formülünde, öbür üç karbon atomuna bağlı olan ( karbon atomu ) .   Üfleç Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlerinde kullanılan, alev püskürten araç.   Ülküdeş Aynı ülküye bağlı olanlardan her biri.   Ülser Sindirim aygıtında, özellikle mideyle onikiparmakbağırsağında görülen yara.   Ültimatom Bir devletin başka bir devlete herhangi bir konuda verdiği ve hiçbir tartışmaya ya da karsı çıkmaya yer bırakmaksızın, tanıdığı süre içinde isteklerinin yerine getirilmesini bildirdiği, içinde savaş tehdidi bulunan nota.   Ültramodern ( Düşünce, epilim, biçem vb. için ) yenilikte en üst sınırda olan, çok modern olan.   Ültrason İnsan kulağının alamayacağı nitelikte olan çok yüksek frekanslı ses titreşimi.   Ümmi Okuma yazması olmayan.   Ümran Bayındırlık .   Ümük Soluk borusu, boğaz, gırtlak.   Ü... Devamı

07 05 2011

V Hafi Kelimeler Alfabetik

V Türk abecesinin yirmi yedinci hafi 2.’’ Ve’’ adı verilen bu harfi sesbilim yönünden ötümlü dişeti dudak ünsüzüdür 3. Romen rakamlarında 5 sayısını gösterir 4. Kim. Vanadyum elementinin kimyasal simgesidir   Vaat Bir işi yapmak için verilen söz ya da yapılacağına söz verilen şey. 2. davranışıyla, tutumuyla ya da niteliğiyle bir işi  gerçekleştireceği duygusunu uyandırmak, umut vermek.   Vaaz Vaizlerin cami, mescit gibi yerlerde yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinsel konuşma. 2. Bir kimseye kalbini yumuşatacak, kendisini iyiliğe yönlendirecek biçimde söz söyleme, öğüt   Vacip Yapılması, yerine getirilmesi gereken.   Vacip olmak Gerekli olmak, zorunlu olmak.   Vade Bir borcun ödenmesi ya da bir işin yapılması için verilen ya da gereken süre     Vadeli Belli bir süre için yatırılan paraya açılan banka hesabı.   Vadesiz Süresi belirli olmayan, süresi sınırlandırılmamış bulunan.   Vadesiz hesap Belirsiz bir süre için yatırılan paraya açılan, paranın her zaman çekilebilme olanağı bulunan banka hesabı.     Vadi İki dağ arasında bulunan geçit. Eş: Koyak 2. Mec: ( çalışma ) alanı, ( tutulan ) yol.   Vaftiz Hıristiyanlıkta, genellikle belli bir yaşa gelen çocuğa uygulanan ilk günahı silmek ve Hıristiyanlaştırmak ereğiyle yapılan dinsel işlem. ... Devamı

07 05 2011

W Harfi Kelimeler Alfabetik

W Fransızca söylenişiyle dubleve diye adlandırılan bu harf Türk abecesinde bulunmaz, ancak yabancı özel adlarda ve kimi sözcüklerde ya da simgelerde kullanılarak v sesini verir.   W 1. Volfram elementinin kimyasal simgesi 2. '' vat '' ın simgesi  Devamı

07 05 2011

Y Harfi Kelimeler Alfabetik

Y Türk abecesinin yirmi sekizinci harfi. 2. ‘’ye’’ adı verilen bu harf sesbilim yönünden ötümlü öndamak ünsüzüdür. 3. Mat. Matematikte, bilinmeyen ikinci niceliği gösterir. 4. Kim: İtriyum elementinin kimyasal simgesi.     Ya ‘’ey’’ ‘’hey’’ anlamında bir seslenme sözü olarak ya da kimi duyguları güçlendirmek için kullanılır. 2. birinden birinin gerçekleşeceği sanılan iki iş için yinelemeli biçimde kullanılır. 3. tümce başında ‘’evet’’ gibi kullanılır, olumluluk bildirir. 4. gerekli ve onay anlatan tümcelerde onay bildirir   Yaba Ağaçtan yapılmış, çatal biçiminde, harman savurmakta kullanılan bir tarım aracı.   Yabalamak Yabayla savurmak, aktarmak ya da atmak.   Yaban Yerleşim bölgeleri dışı, insan bulunmayan ıssız yer. 2. böyle yerlerde yaşayan ya da yetişen canlıları belirtmek için ad tamlamalarında tamlayan olarak kullanılır ya da bileşik ad kurar.   Yabanarısı Hayb. Zarkanatlıların yabanarısıgiller familyasından, arıya benzeyen, iğneli bir böcek.   Yabanarasıgiller Hayb. Toplu bir biçimde yaşayan iğneli yabanarıları familyası  Devamı

07 05 2011

Z Harfi Kelimeler Alfabetik

Z Türk abecesinin yirmi dokuzuncu ve son harfi. ''ze'' adını taşıyan bu harf, sesbilim yönünden dişeti ünsüzlerinin ötümlüsüdür.   Zaaf ( Bir şeye karşı ) dayanamama, düşkünlük. İstenç zayıflığı, zayıflık.   Zabın Arık, düşkün, sıska, zayıf.   Zabıt Tutunak .   Zabıta Yurt içinde genel güvenliği sağlamakla görevli, içişleri bakanlığına bağlı kolluk gücü.     Zabit Subay .   Zabitan Subaylar .   Zaç Kükürtle demir bileşimlerinden biri.   Zade Oğul, oğlu. Soylu kişi.   Zadegan Aristokrasi .     Zafer Savaşta kazanılan kesin başarı, yengi, utku.     Zafiyet Arıklık, zayıflık. Güçsüzlük, dermansızlık, halsizlik.   Zagon Yol yöntem, kural, yasa.   Zaganos Ava alıştırılabilen bir cins doğan.   Zağar Bir cins av köpeği, tazı.   Zağara Ceket, palto, manto yakasının üstüne dikilen kürk.   Zağaracı Osmanlı döneminde, padişahın av köpeklerini yetiştiren, onlara bakan, padişahla birlikte ava giden görevli.   Zağcı Bileyici .   Zağlamak Bileylemek, kılağılamak. ( yılan ) hıyla akarcasına kayıp gitmek. (iplik ) makaradan, yumaktan boşalmak, akmak.   Zahir Görünürde olan, görünen, belli, açık.   Zahire Gerektiğinde kullanılmak üzere saklanan tahıl.   Zahiren Görünüşüne göre, dışardan, görünüşte.     Zahiri Görünürdeki, g&oum... Devamı